Posted on Leave a comment

Bakınız kimlere ANNE denir

Bakınız kimlere ANNE denir

Bakınız kimlere ANNE denir

Halkın Yorumu

1. Makyaj çantasından lego parçası çıkan kadına ANNE denir.

2. Potansiyel müşteri toplantısına kayın biraderi ve 8 aylık bebeği ile giden ve toplantı sonrasında toplantı odasında bebek emziren, tüm bu organizasyonu toplantı yaptığı kişilere hiç çaktırmayan kişiye ANNE denir.

3. Gece her 2 saatte bir uyanan oğlu 3 saat aralıksız uyuyunca “acaba bir şey mi oldu, niye uyanmadı???”diye gidip gelip kontrol eden ve kendi uykusunu kaçıran kişiye ANNE denir.

4. Hayatında nasırın n’sini bilmemiş, çocuktan sonra puset itmekten, çanta taşımaktan elleri nasır bağlayan kişiye ANNE denir.

5. Bebeğini emzirirken bir taraftan da bebek yatağında bebeğini arayıp endişelenen kişiye ANNE denir.

6. Youtube’dan Caillou’nun Apaçi dansını 25.644.422 kere çocuğuyla izleyen kişiye ANNE denir.

7. Çocuğu yemek yiyince kendisi doyan, çocuğu uyuyunca kendisi dinlenen, çocuğunun neresi ağrıyorsa (karın, kulak, bacak) kendisinin de orası ağrıyan, çocuğu mutluysa mutlu, üzgünse üzgün olan, kendi olmayan… canı çocuğunda toplanmış kişiye ANNE denir.

8. Puseti iterek yürümeye alıştığı için onsuz yürüdüğünde ellerini koyacak yer bulamayan ve dengesini kaybeden kadına ANNE denir.

9. Çocuğu uyuyor diye banyoya girip banyoda ağlama sesi duyduğunu sanıp köpüklü bir şekilde banyodan fırlayan ve üşütüp hasta olmamak için dua eden kişiye ANNE denir.

10. Tek başına olduğu için elbisesinin fermuarını zorla açan süt verdikten sonra kapatamayıp sırtını hırkasıyla örterek çıkan kişiye ANNE denir.

11. Sırf bebeği daha uzun süre uyusun diye tüm dünyayı susturmaya çalışan kişiye ANNE denir.

12. Çocuğunun kakasında gerçekten boncuk arayan ve bulduğunda sevinçten göbek atan kişiye ANNE denir.

13. Doğumdan sonraki ilk aylarda gecenin bir yarısı uyanıp bebeğini emzirdiğini sanan ve bebeğim nerde diye telaşa kapılan kişiye ANNE denir.

14. Çocuğu hakkında yazdıkça mutlu olan, blog nedir bilmezken blog tutan kişiye ANNE denir.

15. Aynı anda 1.378.276 şey düşünen kişiye ANNE denir.

16. Koltuğun altında televizyonun kumandasını ararken minik bir çorap, bir emzik ve bir Bakugan topu bulan kişiye ANNE denir.

17. Bebeğinin içmediği iki damla anne sütünü ziyan etmemek adına akla hayale gelmez alternatifler geliştiren kadına ANNE denir.

18. Montunun bir cebinden anahtarlık, diğerinden emzik kapağı çıkan kişiye ANNE denir.

19. “Maşallah” kelimesini hayatında hiç kullanmadığı kadar kullanan kişiye ANNE denir.

20. Bebeğini halının üzerine serdiği yorganın üstünde bırakıp mutfağa gidip geldikten sonra odanın bir köşesindeki sandalyenin altında bulan kişiye ANNE denir.

21. Hayatında kokladığı en güzel koku yavrusunun kokusu, gördüğü en güzel gülüş yavrusunun gülüşü, duyduğu en güzel ses yavrusunun sesi olan kişiye ANNE denir.

22. Evin içinde saçına dinozor çıkartması yapışmış bir halde gezen, ve kocası gelene kadar bunun farkına bile varmayan kişiye ANNE denir.

23. İğne olmak şöyle dursun iğne olana bakamayan; kan aldırma sırasında beklerken hemşirenin elinde kan tüplerini görünce bayılan, ama genel durumunu öğrenmek için ayda bir, şeker testi için 3 saat içinde 4 kere kan veren, damarları bulunamayıp elinin üstünden kan alınan ve 1 saat önce kan alınan damar belli oluyor diye tekrar aynı iğne deliğinden kanı alınan ve bunlara sırf karnındaki bebeği için katlanan kişiye ANNE denir.

24. Ayakkabılığı düzenlerken ayakkabılar arasında bebeğinin patiğini bulan kişiye ANNE denir.

25. Öğle tatilinde kızını emzirmek için eve koşan, sonra gömleğinin düğmelerini kapamayı unutup ise dönen, ve insanların garip bakışlarına maruz kalan kişiye ANNE denir.

26. Tek önceliği bebeği olan kişiye ANNE denir.

27. Çocuğu arkadaşlarıyla oynarken göz ucuyla hep diğer çocuğu kaplan gibi gözetleyen kişiye ANNE denir.

28. En tutkulu ve en gerçek aşkın evlat aşkı olduğuna inandığı için “ben aşığım” diyen çocuksuz tüm insanlara ağzının kenarıyla gülüp geçen bilge edalı kişiye ANNE denir.

29. Bebeğinin uykusunun geldiğini bebeğinden daha iyi bilen kişiye ANNE denir.

30. Çocuğunun geleceği için seçim duasına çıkan kişiye ANNE denir.

31. Daha önceden hiç ilgisini çekmediği ve hatta nefret ettiği halde tüm Ben10, Gormiti ve Transformers karakterlerinin isimlerini bilen kişiye ANNE denir.

32. Bebeğinin altını her türlü mekân ve koşulda değiştirebilen üstün yetenekli kişiye ANNE denir.

33. Hamileliği boyunca normalde en büyük keyfi olan kahveyi doktoru günde 1 fincana izin verse de bebeği için içmeyip, doğum yapınca günde 1 defa içerim diyen ama sonra dayanamayıp yine içmeyen kişiye ANNE denir.

34. Oğlunun “okşama pijaması” yırtıldı diye her yerde garip bir şekilde pijamaları okşayarak en uygun yumuşaklığı arayan kişiye ANNE denir.

35. Çocuğu öksürdüğünde kendi ciğerleri sızlayan kişiye ANNE denir.

36. Sol kolunda acıkan oğlunu susturmaya çalışırken sağ eliyle mama hazırlayan bir yandan da kulağına dayadığı telefonla arkadaşıyla dedikodu yapan kişiye ANNE denir.

37. Emzirirken uyuyan yavrusu uyanmasın diye, yanına kıvrılıp aynı pozisyonda kolları bacakları uyuşana kadar yatabilen kişiye ANNE denir.

38. Her garip soruya mantıklı cevaplar bulan kişiye ANNE denir.

39. Kızı kucağında iken tek eli ile muhallebi yapan kişiye ANNE denir.

40. Gece tuvalete gittiğinde pijamasını indirmek yerine emzirme refleksiyle memesini çıkaran kişiye ANNE denir.

41. Bebeği hapşırıp sümüğü yüzüne yapışınca ohh çok şükür çıkardı diye sevinerek yüzünü temizleyen kişiye ANNE denir.

42. Kızını kanguruda taşıyarak onun banyosunu hazırlayabilen kişiye ANNE denir.

43. Çocuğundan önce kendi yediği için suçluluk duyan kişiye ANNE denir.

44. Yapamayacağı halde “yapamadıkları” için üzülen kişiye ANNE denir.

45. Tanrı’nın yaratışına tüm acılara katlanma bedelini ödemeye hazır olarak ortak olup, bedenini bu mucizeye koşulsuz sunan kadına ANNE denir.

46. Çocuğu çiş yaparken mutlu olsun diye idrarını sonunda sonuna kadar tutan kişiye ANNE denir.

47. Hazır kızım da uyumuşken şöööyle bir gönlümce face, twitter, blog harmanı yapayım diyerek PCye çöreklenen, lakin uykunun ağırlığından o saatte istediği kalitede verim asla alınamayacak olan perişan kişiye ANNE denir.

48. Ateşler içindeki yavrusunu ağlamaklı bir halde kucağına alıp acaba dişten mi, yoksa üşüttü mü, abisi çaktırmadan soğuk su mu verdi ya da üstünü açtı ya dün gece ondan oldu kesin diye diye gece yarısı tüm ihtimalleri kurcalayan ajan kişisine ANNE denir.

49. Kızı sokakta ağladığı için tek eli ile kızını taşıyıp, diğer eli ile puseti iten kişiye ANNE denir.

50. Bebeğinin ilk dişinin çıktığını kayınvalidesinden duyup, bunu başkasından duyduğuna üzülse mi, yoksa bebeğinin insanlık için küçük, kendi için büyük bir aşama kaydetmesine sevinse mi bilemeyen kişiye ÇALIŞAN ANNE denir.

51. Yatağına uzanıp uykuya kavuşmuşken takriben 10-15 dakika sonrasında bir ağlamayla bebişin yatağına koşan gece nöbetçisine ANNE denir.

52. Sırf bebeği huzurla uyusun diye DVD alırken alt yazılıları tercih eden, televizyonda genellikle alt yazılı dizilerin çoğunlukta olduğu kanalları tercih eden kişiye ANNE denir.

53. Hamileliğin son zamanlarında gece uykusuz kalan ve bundan hiç sızlanmayan kişiye ANNE denir.

54. Ortalığın derli toplu ve temiz olmasına dikkat eden, bebeği olduktan sonra her yerde oyuncaklar, bisküvi kırıntıları bulan, yine de sakinliğini koruyabilen kişiye ANNE denir.

55. Gece hastalanıp sabaha kadar ağlayan bebeğine 10 kaplan gücünde bakıp, onu sakinleştirip, sonunda sabaha karşı uyutmayı başarıp, kalan kaplanlarla evden ayrılmak zorunda olan kişiye ÇALIŞAN ANNE denir.

56. Bebeğine sürekli besleyici, doyurucu yemekler yapmaya çalışıp kendini makarnayla doyurabilen kişiye ANNE denir.

57. Belki de hayattaki en zor kararı verirken… arkasını dönüp gitmek yeterince zorken… giderken çekmesi gereken onca valizi varken… Kucağındaki bebeğine sıkı sıkı sarılıp giden ve asla yılmadan oğluna her gün daha da sıkı sarılan kişiye ANNE denir.

58. Kızı su sesine uyanıyor diye banyo yapamayan kişiye ANNE denir.

59. Kendisine bir şey olursa acaba bebeğimi üzerler mi, benim gibi bakamazlar diye kendini yiyip bitiren, ikide bir gözü yaşarıp hıçkıra hıçkıra ağlayan kişiye ANNE denir.

60. Susuz kaldığını düşünerek bıkmadan usanmadan içmediğini bile bile değişik çaylar sular hazırlayıp karşısında birçok şaklabanlık yaparak içirme savaşına girene ANNE denir.

61. Bebeği bronşit/hasta olduğunda tüm gece uyumayıp bebeğinin dakikada kaç nefes aldığını sayan kişiye ANNE denir.

62. Her koşulda aç, susuz, uykusuz kalan kişiye ANNE denir.

63. Türlü yöntemler deneyip uyutamadığı yavrusunu en son ayağında sallarken uyutan ama bunun farkına bile varmadan yatakta oturur pozisyonda 1,5 saat uyuyakalan zavallı insan kişisine ANNE denir.

64. Bebeğin doktorunun bebekte alerji ihtimali teşhisi üzerine tüm beslenmesini kısıtlayan kişiye de ANNE denir.

65. Bebeği feryat figan ağlarken tırlatmaya 3 kaldı diye düşünen, ama bebesi uyuduğu anda içinde tarifsiz bir huzur bularak, kendi de yatacağına dudağında gülümseme bebeği seyre dalan şahsa ANNE denir.

66. İş yerinde çalışırken kulaklıklarla çocuğuna öğretmek üzere şarkılar dinleyip, ezberlemeye çalışan, tuvalette de pratik yapan kişiye ANNE denir.

67. Sabahları bebeğiyle biraz daha fazla vakit geçirebilmek adına evden sıfır makyaj çıkıp, kalabalık bir otobüste 5 dakika içinde makyaj yapabilen kişiye ANNE denir.

68. Bebeği kucağındayken kulağından aşağı olmak üzere kusmuk içinde kalan ama hiiiç tepki vermeden direkt temizlemeye dalan kişiye ANNE denir.

69. Çocuğuna kendi uydurduğunu ninnileri söyleyen, hatta arada bir dalıp sokakta da kendi kendine söylediğini fark eden kişiye ANNE denir.

70. Bebeği yatağında uykuya dalsın diye, bebek karyolasının koluna takılmış şekilde, beli koparken, hapşırığını, öksürüğünü ve çişini tutarak, itinayla derin derin nefes alıp vermeye kasarak, en az 15 dakika başarılı bir şekilde uyuyor taklidi yapan kişiye ANNE denir.

71. Cep telefonunu nereye koyduğunu unutan, sonra cep telefonunu aradığını unutan ve derinden gelen bir telefon sesiyle aranırken cep telefonunu buz gibi olmuş bir şekilde buzdolabında bulan kişiye ANNE denir.

72. Kendine sıcak bir bitki çayı hazırlayıp, tam ilk yudumunu alacakken uyanan bebeğine koşmak zorunda kalan ve sıcak hiçbir şey yiyip içemeyen kişiye ANNE denir.

73.Vakitsizlikten arabasını yağmurlu havada yıkatan kişiye ANNE denir.

74. İşte, sokakta ya da başka olmadık yerlerde bebeğinin muzip hallerini hatırlayıp, kendi kendine gülümsemeye başlayan kişiye ANNE denir.

75. Kendine hazırladığı yemeği ağzına atmak üzereyken karşısında bebeğinin melül melül bakmasına dayanamayıp yemeğini önce ona yedirmeye çalışan kişiye ANNE denir.

76. Çocuğunun adı geçtiğinde hiç durmadan en az 20 cümle kurabilen kişiye ANNE denir.

77. Elindeki sürahinin kapağı ile çaydanlığı kapatmaya çalışan bir taraftan da çocuğuna laf yetiştirmeye çalışan kişiye ANNE denir.

78. İki lafın belini 10 aylık bebeğinin çıkardığı seslere onun gibi cevap vererek büken kişiye ANNE denir.

79. Bütün gün (tabir-i caizse eşekler gibi) çalıştıktan sonra akşam eve gelip, bir galeta çubuğu yiyip duş aldıktan sonra 3 çocuğunun ödevlerine profesyonel yaşamından kesitler sunarak yardımcı olan ve uyumak değil yatakta erkenden bayılan kişiye ANNE denir.

80. Hiç yeteneği olmadığı halde çocuktan sonra her söze bir şarkı söyleyen kişiye ANNE denir.

81. Oğluna masal anlatmak isterken masala Kırmızı Başlıklı Kız ve Yedi Cüceler diye başlayan ve masalın nasıl başladığını neden hatırlamadığını bir süre sonra anlayan kişiye ANNE denir.

82. 30 yıl canını dişine takıp kariyer yapmak için uğraşıp, bebeği doğduğu gün hepsini bırakıp bebek bakan kişiye ANNE denir.

83. Bütün gece uyumadığı için, sabah işe geldiğinde araba anahtarıyla çekmecesini açmaya çalışan kişiye ANNE denir.

84. Çocuğunun hiç bir zaman tok olduğunu kabullenmeyip her daim ne yedirsem diye düşüp duran kişiye ANNE denir.

85. Çocukları için canını feda edebilecek tek varlığa ANNE denir.

86. Çocuğunun başka yerde rahat uyuyamayacağını bildiği için kendi ailesinin evinde dahi kalmayıp gece yarısı yollara düşen kişiye ANNE denir.

87. Kızını okula yollayabilmek için kendi yol parasından feragat edip işe karda kışta yürüyerek giden kişiye ANNE denir.

88. Tükürdüğünü defalarca yalayan ve bunu kabullenme bilgeliğini gösterebilen yegane kişiye ANNE denir.

89. Bebek doğduktan sonra sıcak bir yemek yiyemeyen (yemeği tabağa koyup bir türlü yemeye fırsat bulamayan) ve ne yediğini de iki arada anlamayan kişiye ANNE denir.

90. Baba ve bebek uyutulduktan sonra bir bardak çayla bisküvi keyfi yaparken bisküvi tabağı yerine elini sıcak çaya sokan şahsa ANNE denir.

91. 2 yaşındaki çocuğu günde 456.894.455 kez ısırıp yapma evladım, hayır evladım, canım acıyorsözlerini 5.684.122 kez söyleyen kişiye ANNE denir.

92. Bebeğine bin bir zahmetle mama hazırlayan, yedirmeyi binlerce kez deneyen ancak başarısız olan kişiye ANNE denir.

93. Bebeğini ya da çocuğunu yedirirken onunla beraber ağzını açıp kapayan kişiye ANNE denir.

94. Bebeği uyuduğu sırada yemek mi yapsam çamaşırları mı yıkasam dinlensem mi gibi soruları soran kişiye ANNE denir.

95. Bebeğinden önce gece 6 saat uyuyunca gün boyu zombi gibi gezen, bebeğinden sonra gece kesintisiz 4 saat uyursa tüm günü hiç esnemeden geçirebilen kişiye ANNE denir.

96. Akşam eve geldiğinde, çığlık çığlığa üzerine atlayan bebeğine sarılıp, gözyaşlarını saklamaya çalışan kişiye ÇALIŞAN ANNE denir.

97. Uykumuz geldi, bugün kakamızı yapamadık gibi konuşmalarla, çocuğuyla kendini aynı kişi zanneden şahsa ANNE denir.

98. Kendini çocuğunun babasıyla kıyaslayarak daha becerikli, daha üretken, daha çalışkan, daha fedakâr, daha daha daha… yani evde en önemli olduğunu düşünen kişiye ANNE denir.

99. 48 saat uyumayan bebeğiyle ilgilenirken yorgunluktan harap olmuş bebeği nihayet uyuduktan sonrada ya kusarsa ya boğulursa diye oturup başında bekleyen kişiye ACEMİ ANNE denir.

100. Olmadık zamanlarda ve mekanlarda emzirmek için göğsünü çıkarıp bebeğinin ağzına dayayan kişiye ANNE denir.

101. Sekiz aylık hamile kızına, o adını anmamış olsa da, canı çekmiştir diye kargoyla zeytinyağlı dolma gönderen insana ANNE denir.

102. Kendisi ilaç içecekken, yan etkilerine bakıp “amaaan, bunlar da ne bulurlarsa yazmışlar, bir şey olmaaaz” diyerek içen, çocuğuna ateş düşürücü ilaç içirecekken yan etkilerine bakıp “çok tehlikeli yan etkiler var, bunların piyasaya çıkmasına nasıl izin verirler, acaba şu olur mu, acaba bu olur mu, ilk defa içecek, acaba hastanede mi içirsem” diye psikopata bağlayan kişiye ANNE denir.

103. İşe gelmeden önce yollarda Ali Baba’nın Çiftliği’ni yeni yeni konuşan kızına söyleyen,iş yerindeyken bile telefondan kızına yemek yedirmeye çalışan,akşamları kızına kavuştuğunda bir yandan mutluluk bir yandan hüzünle dolan kadına ANNE denir.

104. Saatlerce uyutmaya çalışıp uyuduktan sonra can sıkıntısından ne zaman uyanacak diye bebeğinin başında bekleyen kişiye ANNE denir.

105. Evde 1 saat yalnız kalınca boşluğa düşen kişiye ANNE denir.

106. Sabahtan çamaşırları makineye atıp, çocuğun kahvaltısını hazırlayıp yedirip işe giden, yoldayken ben pijamalarımı çıkarmış mıydım diye kontrol eden ve akşama kadar koşturduktan sonra eve dönüp yemek hazırlayıp, çamaşır asıp, ortalık toplayıp, bir yandan da oğluna at taklidi yaparak sırtında emekleyerek dolaşan ve akşam yemeğinde oğlu ağzına her kaşık alışında üzerindeki yorgunluğu atıp huzur bulan yaratığa ANNE denir.

107. Kendi haftalık komple bakımını 30 dakikada bitirebilen kişiye ANNE denir.

108. Ön-ergenlikteki tüm vicdansız delikanlı yorumlarına maruz olan ve 2 dakika sonra hepsini unutabilen kişiye ANNE denir.

109. Tüm marketlerde şekerli (Tipitip veya Big Babol tarzı) sakız arayan kişiye ANNE denir.

110. Kocasına 6. ay aşıları ateş yapar diyorlar ateşten çok korkuyorum aşkımmm acaba o geceyi arabada hastanenin önünde mi geçirsek diyen kişiye ANNE denir.

111. Bebeği kabız olduğunda işini kolaylaştırmak istercesine onunla birlikte ıkınana ANNE denir.

112. Gecenin bir vakti bebeğinin ertesi günkü yoğurdunun mayalanmadığı aklına gelip, o sıcacık yataktan kalkıp yoğurt mayalan kişiye ANNE denir.

113. Etten tiksindiği halde tavuk ciğeri, kuzu beyni ve dana dilini doğrayan, yesin de tek kan yapsın diye şekil şekil pişiren cinse ANNE denir.

114. Tabakta kalan yemeği hadi son son son diyerek 3-4 kaşık daha tepiştirmeye çalışana ANNE denir.

115. Bebeği mışıl mışıl uyuduğunda, onu seyrederken bir yani huzurlu, diğer yarısı evhamlanan ve hiçbir sorun yokken hüngür hüngür ağlayan kişiye ANNE denir.

116. Artık en sevdiği şarkı Mini Minnacık Örümcek, en sevdiği şarkıcı “eğitici müzikli oyuncaklar” olan kişiye ANNE denir.

117. İş yerinde öğle vakti arkadaşları alışveriş, kuaför vs. konularda sohbet ederken, oğlunun her gün ve günde 3 öğün izlediği Aslan Kral filmini onunla izleyip, müziğini beyninden silemeyip durmadan mırıldanan ve garip bir mahlukmuş gibi bakılan kadına ANNE denir.

118. Çocuğu olduktan sonra günlük gazeteleri biriktirip bir hafta geriden takip edebilen kişiye ANNE denir.

119. Her türlü sinek, böcek ve haşerattan tiksinen, ancak çocuğunun odasında uçan sivrisineği hiç çekinmeden şap! diye çıplak elleriyle öldüren (sonra da elini yıkamak üzere çığlık çığlığa banyoya koşan) kişiye ANNE denir.

120. Çanta hazırlarken önlük eksikmiş diye çocuk odasına gidip etrafa bakınan, ben buraya niye gelmiştimdeyip hiçbir şey almadan odadan çıkan kişiye ANNE denir.

121. Kendi rejimde olduğu halde en sevdiği yemeği çocuklarına pişiren kişiye ANNE denir.

122. Önceden varlığının farkında bile olmadığı, ancak şimdi görüş alanına giren her türlü sehpa köşesi, elektrik prizi, halı kıvrımı gibi çıktını ve yükseltileri tehlike belleyen insana ANNE denir.

123. İkinci bebeğini beklerken “Bunu da sevebilecek miyim?” diye hayıflanan, kucağına alır almaz kalbinde yeni bir oda açılan kadına ANNE denir.

124. Pipimizi herkesin içinde tutmuyoruz, burnumuzu tuvalette temizliyoruz, arkadaşlarımızı ısırmıyoruz,gibi mantık(sızlık) önermeleri günlük yaşamının bir parçası haline gelmiş olan kişiye ANNE denir.

125. Evden çıkmaya hazırlanırken, sofraya çağırırken, banyoya sokmaya çalışırken, … çocuğuna HADİ demekten midesi bulanan kişiye ANNE denir.

Bu listeyi şu yazıya bırakılan yorumlardan ve Forum’da açtığım şu konuya gelen cevaplardan derledim.

Hemen her maddenin altına imza atabilirim. Kimisiyle o kadar örtüşüyorum ki, “bunu ben mi yazdım?” diye düşündüm.

Hepsine bayıldım, güldüm, eğlendim; ama beni en çok güldüren 70 numara oldu.

Katkıda bulunan herkese çok teşekkürler.

Bakınız kimlere ANNE denir

Posted on Leave a comment

Evet demeden önce…

Evet demeden önce…

Evet demeden önce… “Aşk her şeyi affeder” diyerek, kendinizi avutmadan önce eş adayınızı iyi tanımanız gerekiyor. Ailesi, alışkanlıkları, maddi beklentileri, çocuk isteği gibi birçok konuda karşı tarafın tavrını net olarak öğrenmek belki sizi üzecek bir hata yapmanızı engelleyecek, belki de yıllar sürecek mutlu bir yuvanın ilk adımlarını atmanıza yardımcı olacak.

Yaz, evlenmek için en güzel mevsimlerden biri… Kış boyu yaşanan tatlı telaşların sona doğru yaklaştığı bugünlerde, çiftler arasında tatlı-sert tartışmalara da sık rastlanıyor. Oysa gerginlikle baş gösteren bu sorunların evlendikten sonra artmayacağından, gelecek günlerde daha büyük problemlere yol açmayacağından emin olmak gerekiyor. Çünkü hiç kimse hastalıkta ve sağlıkta birlikte olacağına söz vererek bir yuva kurduğu kişiden ayrılmak için evlenmiyor. Biz de bu konuda genç çiftlere yardımcı olacağını düşündüğümüz bir konuyu işlemek için, NPİSTANBUL Beyin Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Saadet Merih Çengel’in kapısını çalarak, ondan “evet” demeden önce çiftlerin birbirine sorması gereken soruların yanıtlarını aldık. Psk. Çengel, aşağıdaki 13 soruyu baştan sorma cesaretini gösteremeyenlerin, sonradan kendilerini çok daha zor soruları cevaplamak zorunda kalabileceğine dikkat çekerek açıklamalar yaptı.

Gelecekten ne bekliyorsun?

Çiftlerin aynı hedefe doğru yönelmesi, birlikte yürümesi için önem taşıyor. Bu da ailede uzun vadeli amaç birliğini gündeme getiriyor. Eğer çiftlerin aileyi 5-10 yıl sonra görmek istediği konum birbirinden farklı ise bu gelecekte gerilim olacağı anlamına geliyor. Amaç birliği olan çiftler ise sağlam adımlarla birlikte büyüyor, bu da aileyi güçlendiriyor.

Neden birbirimiz için doğru olduğumuzu düşünüyorsun?

Mutlu bir evlilik için eşlerin birbiriyle uyumlu olması ve birlikte daha büyük bir bütün oluşturabilmesi önem taşıyor. Uyum değerlendirmesi yapabilmek için eşlerin hem kendilerini hem de birbirlerini tanıması gerekiyor. Evet demeden önce… Ancak kişi kendini yeterince tanımıyorsa, uyumlu ruh ikizini de tanıyamıyor. Bu yüzden önce kendinde neleri sevip neleri sevmediğini, karakterini, meyillerini, hassasiyetlerini, takıntılarını, psikolojisini, sorumluluk almaya hazır olup olmadığını ve olmazsa olmazlarını bilmesi gerekiyor. Ayrıca sevecenlik, paylaşımcılık, tolerans, saygı duyma, empati yapabilme, fedakarlık gösterme, güven verme ve güvenebilme seviyelerini irdelemesi önem taşıyor. Geçimli olarak bilinen ve geçmişte sağlam dostluklar kurmuş kişilerin bu sosyal becerileri, evliliklerine de olumlu olarak yansıyor. Kişi kendini ne kadar iyi tanırsa, kendisiyle uyumlu bir birliktelik sağlayacak özelliklere sahip partneri de o kadar kolay tanıyabiliyor. Tam ve doğru bilgiye dayalı değerlendirme, ileride tatsız sürprizleri önlemeye yardımcı oluyor.

ilişki ve sex Evet demeden önce...

Ayrıyken benimle olmayı özlüyor musun?

Uyumlu bir evliliğin temeli, karşılıklı sevgiden oluşuyor. İnsan, sevdikleriyle birlikte olmak gibi, kendisini mutlu hissettiren şeyleri de özlüyor. Kişinin sevgilisini görmek için hissettiği özlem ve birlikteyken zamanın adeta uçarak geçmesi, bu canlı duygu bağının kurulduğunu gösteriyor. Sevgiden emin olunan bir ortamda kişi, kendini rahat hissederek doğal halinde oluyor. Çiftler eğer entelektüel açıdan uyumluysa ve birlikte  kir üretebiliyorsa, ilişki bu yeni boyutla daha da güçleniyor. Tam uyum yakalamış iki kişi, yakın arkadaş gibi hissederek birlikte büyüyebiliyor.

Temel değerlerin neler?

Aynı değerleri paylaşmak aileyi güçlendirerek, değerler çatışması riskini azaltıyor. Aksi halde iletişim ve karşılıklı saygı, aile huzuru için olmazsa olmaz bir önem taşıyor. Evet demeden önce… Farklı dini ve siyasi görüşlerin varlığı, bunlara fazla önem verilmesi halinde aile içinde sıkıntı yaşanabiliyor. Benzer tehlike, tatlı bir rekabet dozajını aşarak fanatizm boyutuna varması halinde takım taraftarlıkları için de söz konusu olabiliyor. Farklı anlayışlar,  kir boyutunu aşmazsa evliliğe renk de katabiliyor.

Geçmişinden gelen bir sırrın var mı?

Herkesin karanlık bir tarafı oluyor. Eski ilişkiler, nişanlılıklar, evlilikler ve hatta çocuklar… Bu liste alkol veya kumar bağımlılığı, ruh sağlığı hastalıkları, kötü sicil kaydı ve beslenme bozukluklarını da kapsayacak şekilde genişletilebiliyor. Tüm bunlar da evliliğin kalitesini etkileyebiliyor. Evlenilecek kişi geçmişiyle beraber geliyor ve karşı tarafın bunları kabul edip edemeyeceğinin muhasebesini yapması gerekiyor. Çünkü geçmişin izleri geleceğin üzerinde bir gölge oluşturmaya devam edebiliyor.

Bir eş olarak benden beklentilerin neler?

Herkesin hayalinde ideal bir eş resmi olduğu için, evlendiklerinde karşı tarafın buna göre davranması bekleniliyor. Aksi halde hayal kırıklığı yaşanıyor. Bu gerçeklik çarpmasından sakınmak için, gelin ve damat adaylarının birbirilerinden beklentilerini önceden konuşması gerekiyor. Aile karşılıklı fedakarlığı gerektirdiği için, kişinin gerekli durumlarda eşinin isteklerini kendininkilerinin önüne koyabilmesi gerekiyor. Unutulmaması gereken bir konu da hiç kimsenin mükemmel olmadığı! Dolayısıyla bu özelliğe sahip olmayan birinin karşı taraftan da aynı şeyi beklememesi gerçek dışı oluyor. Herkesin kendine özgü eksiklikleri, kusurları, sınırları ve karşı tarafa sevimli gelmeyen halleri olabiliyor. Bu eksiklikleri kabullenebilmek ve onlarla beraber yaşayabilmek, sağlıklı bir evlilik için önem taşıyor. Eşlerin birbirlerinin eksikliklerine değil, hayatlarını zenginleştiren ve yeni boyutlar ekleyen katkılarına odaklanması gerekiyor.

Nasıl tasarruf yapıyorsun?

Evliliğe yeni adım atmakta olan çiftler için para biraz tabu biraz da romantizmle bağdaşmadığından bu hassas konuya pek girilmiyor. Ancak ailelerde kavgaların hatta boşanmaların önde gelen sebeplerinden biri para harcama konusundaki anlaşmazlıklar oluyor. İleride gerginliklere yer vermemek için, eş adaylarının para yönetimi konusundaki felsefelerinin birbiriyle uyumlu olması gerekiyor.

ilişki ve sex Evet demeden önce...

Anlaşmazlıklarda uzlaşma arayışına giriyor musun?

Farklı sosyokültürel altyapılardan gelen ve değişik bakış açılarına sahip kişilerin zaman zaman görüş ayrılıklarına düşmesi gayet normal. Sağlıklı bir ilişkide, yapıcı bir yaklaşımla ve empati yaparak, eşler ortak bir noktada buluşup uzlaşıyor. Bunun için de kişilerin olaylara başkasının gözüyle bakabilme ve uzlaşmacı yaklaşım sergileme kültürüne sahip olması gerekiyor. Bu da iletişim becerilerinin önemini gösteriyor. Uzlaşma zemininin oluşmadığı ilişkilerde kızma, kırılma ve suçlama gibi aile birliğini tehdit edici negatif dinamikler oluşmaya başlayarak, bunlar zamanla yayılıyor. Sevgili veya nişanlıyken tartışınca uzlaşma sağlayabiliyor musunuz, yoksa farklılıkları halı altına mı süpürüyorsunuz? Eğer tartışmalar çirkin ve kırıcı boyutlara ulaşıyorsa, evlenince eşin değişeceğini ve bu problemin yok olacağını beklemek gerçekliğe gözünü kapatmaktan öteye gitmiyor.

Sağlığın nasıl, kötü bir alışkanlığın var mı?

Dürüstlüğün gereği olarak, eş adaylarının beden ve ruh sağlıklarıyla ilgili bilgileri birbiriyle paylaşması önem taşıyor. Varsa diyabet, epilepsi ya da ailedeki kalıtımsal rahatsızlıkların, geçmişte yaşanmış bir psikolojik çöküntünün ve bunların nedenlerinin konuşulması önem taşıyor. Içki, kumar, madde, sigara, oyun ve internet gibi bağımlılıkların ha fe alınmaması gerekiyor çünkü bu sorunlar ailenin hayatını da zorlaştırabiliyor.

Kaç çocuk düşünüyorsun?

Finansal açıdan rahatlayıp, ev ve araba alma çabaları ile kariyer hırsları, çocuk yapmanın ertelenmesini gündeme getirebiliyor. Ayrıca erkeklerin de maçoluğu bırakıp bebeğin altını değiştireceği  krine şimdiden kendini alıştırması gerekiyor. Yanlış beklentilerin oluşmaması için bunların baştan konuşulması önem taşıyor.

Annenle aramda anlaşmazlık olursa, kimin yanında olursun?

Genç çiftin aileleri de çok defa yeni evlilere iyi niyetle faydalı olmaya çalışırken, sağlıklı dozajı aşarak, zarar veren hale gelebiliyor. Gençlerle empati yapamadıkları için yeni evli çift arasında anlaşmazlıklar yaşanıyor. Çoğu zaman kendini eşiyle ebeveyni arasında zor bir durumda bulan kişi, taraf olmayınca ikisini birden küstürüyor.Evet demeden önce… Oysa yeni evlilerden bir çift olarak sınırlarını çizip, ortak bir duruş sergileme olgunluğunu göstermesi bekleniyor.

Evlenince bağımsızlığımızdan ne kadar fedakarlık edeceğiz?

Evet demeden önce… Kişiler arasında evliliğe karşı direncin yaygın bir sebebi, alışılmış olan bağımsız hayat tarzı ve özgürlükleri kaybetme korkusu oluyor. Yani kendisini hayata bağlayan ve kişiliğinin bir parçası olan alışkanlıklarına veda etmekten korkuyor. Oysa evliliğin, bekarlık rutinlerini ve kişilikleri yok etmesi gerekmiyor.Evet demeden önce… Eşlerin, bekarken mutluluk kaynağı olan birçok alışkanlıklarını devam ettirebilmesi önem taşıyor. Evlilikle yeni bir hayat arkadaşı olunuyor ama bu durum, kişinin her sosyal etkinliğe eşini dahil etmesi anlamına gelmiyor. Özgüven sahibi çiftler, bu özgürlüğü bir tehdit olarak görmüyor. Eşlerin arkadaşlarıyla bir araya gelinmesi gibi yeni ilgi alanlarının oluşturulduğu serbest bölgeye sahip olması da gayet doğal ve sağlıklı kabul ediliyor. Kendini bağımsızlığını kaybetmiş ve sürekli kontrol altında hisseden bir eş mutlu olamadığı gibi, başkalarına da mutluluk veremiyor. Sağlıklı bir evlilik için, eşlerin birbirlerinin bireyselliklerine saygı göstermesi, geniş bir serbestlik alanı tanıması gerekiyor.

Öfkeyle nasıl baş ediyorsun? Ailende şiddet yaşandı mı?

Evet demeden önce… Çiftler en kötü hallerini görmeden, birbirlerini tanımış sayılmıyor. Su gibi, insanların da bir kaynama noktası var elbette. Bu da herkes için farklı oluyor. Zaman zaman yoğun duygu patlamaları yaşanabiliyor. Kızgınlık ve öfke de bu grupta yer alıyor. Kişinin geç kızması, kızınca kontrolünü kaybetmemesi ve kırıcı olmaması arzu ediliyor. Ancak öfkenin şiddeti tetiklemesinin göz ardı edilmemesi gerekiyor. Çünkü bu ilişki için kırmızı alarmı ifade ediyor.

* Formsante dergisinden alınmıştır.

Posted on Leave a comment

Annelere ve anne adaylarına uyarılar

Anne sütü, bağışıklama takvimine uygun olarak yapılan aşılar ve düzenli hekim kontrolü, bebek ve çocukları ölümlere yol açan bir çok hastalıktan koruyor.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, bebek ve çocuk sağlığına yönelik sürdürülen programların, ailelerin aktif katılımı ve desteği ile başarılı olacağını belirterek, “Anne sütü, bağışıklama takvimine uygun olarak yapılan aşılar ve düzenli hekim kontrolü, bebek ve Continue reading Annelere ve anne adaylarına uyarılar