Posted on Leave a comment

Yatak Odası Kuralları

Yatak Odası Kuralları

Yatak Odası Kuralları

Geçtiğimiz hafta sonu kızlarla bir araya geldik. Kızlar = çoğunluğu kuzenlerimden oluşan ve aralarında çok yakın arkadaşlarımızın da bulunduğu bir kız grubu. Aralarında çocuklu olan bir tek benim. Biri evli, kimi nişandan terk, çoğu bekar, bazısı uzun süredir sevgilisiyle yaşıyor, biri de evlenmek üzere.

Aslında bu buluşmaları ayda bir kere yapmaya çalışıyoruz ancak son zamanlarda sekteye uğradı. Her ay bir kere yemeğe çıkıyorduk. Son toplaşmamızı kuzenimin evinde yaptık ve “İşte bu!” dedik. Ortam rahat, muhabbet koyu, ne işimiz var restoranlarda, hem bi sürü para harcıyoruz? Bundan sonraki toplantılarımızı -kuzenimin nişanlısını evden sepetleme pahasına da olsa- orada gerçekleştirmeye karar verdik. Yemin ederim, yakın kız arkadaşlarla yapılan muhabbetin yerini hiçbir psikoterapi seansı tutamaz.

Kız kıza oturup konuşunca laf ister istemez kocalara, sevgililere ve sonunda sekse geldi. Herkes içindekini döktü. Aramızda ne dertliler varmış, ne bihaberler.

O sohbetten aklımda kalanları, kendi ufak eklemelerimle birlikte derleyip bir Yatak Odası Kurallarıoluşturdum. Biz kızlar bir araya gelince en çok konuştuğumuz konulardan biri bu. Öte yandan yazdığımda en çok okunan ama en sessiz kalınan konu da bu. Ne ilginç…

Yatak Odası Kuralları:

Seks yüzde 80 önemli – Sürekli bir ilişkide seksin ağırlığı tartışıldığı zaman “Bir ilişkinin yüzde ellisi cinsellik”deniyor. Hayır efendim, en az yüzde sekseni cinsellik. Hele de evliliklerde, hele de çocuktan sonra evliliklerdeHer şeyin başı seks” demek yanlış olmaz. Düzenli, uyumlu, tatmin edici bir cinsel hayatı olan çiftlerin çoğu gündelik sorunları daha kolay atlatıyor.

Su uyur, seks uyumaz – Kadınlar için -özellikle de anne olduktan sonra- uykunun yeri tartışılmaz. Kesik kırpık, bölük pörçük uyuyan bir anne (KADIN), hele de gece kaç kere kalkacağı ve kaç saat boyunca uyanık kalacağı hakkında hiçbir fikre sahip değilse, çocuk uyur uyumaz yatağa koşmak istiyor. Haklı da. Ancak bu işin bir de erkek (BABA) tarafı var. Günümüzde çoğu erkek iki eli kanda olsa, uykusuzluktan gözleri kan çanağına dönüşmüş olsa da kadından gelecek seks teklifini reddetmediği gibi, her an hazır ve nazır bekleyebiliyor. Dolayısıyla kadının uykuya ne kadar ihtiyacı olduğu erkeği pek de ırgalamıyor.

Bir tarafın istemesi yeterli

– Seks denilen olay birçok erkek için yemek yeme, tuvalete gitme ve -evet- uyuma gibi temel ihtiyaçlardan biri. Her ne kadar birçok kadın için -erkekler kadar olmasa da- önemli bir ihtiyaç olsa da, kadınlar seksi gerek duygusal kırgınlıklar, gerekse fiziksel ihtiyaçlar (UYKU!!!) yüzünden geri plana atabiliyor. Seks teklifi reddedilen bir erkek bunu çok içerliyor. Aynısı daha az şiddette de olsa kadın için de geçerli. Biyolojik saat farkları da dikkate alındığında, birlikte olmak için bir tarafın istemesi yeterli. Reddetmek yok, sevişmeye devam!

Haftada en az 3 kere – Bu kuralı ortaya atan tayfanın henüz çocuk sahibi olmadığını söylemeye gerek yok herhalde. Ancak çocuk sahibi olsan da olmasan da, özellikle erkek kısmı için böyle bir istatistik söz konusuymuş. İsteyenin bir yüzü.

Odada televizyon olmamalı – Televizyon, her ne kadar eğlendirici bir alet olsa da yatak odasına girdiğinde dikkat dağıtıcı, soyutlatıcı bir şey olup çıkıyor. Çiftler birlikte vakit geçirecekleri, hadi o da olmadı kitap okuyacakları yerde oturup ya maç yorumlarını, ya da saçma sapan programları geç saatlere kadar boş boş izleyip birbirlerine vakit ayırmıyorlar. Her evde en fazla bir tane televizyon olmalı, o da salonda kalmalı.

Cep telefonu odaya girmemeli – Televizyon için geçerli olan kural cep telefonları, özellikle de akıllı telefonlar için geçerli. İş yapmanın mesai saatleriyle sınırlı kalmadığı günümüzde, tam öpüşüp koklaşmaya başlanılan bir anda gelen bir SMS, ya da “Acaba şu tweet’ime yanıt gelmiş mi?” merakıyla ziyaret edilen sosyal medya, seksi başlamadan bitiriyor.

Kaktüs saksıda güzeldir – Kıl tüy meselesine her erkeğin (ve kadının) bakışı farklı. Ancak ortak olan bir şey varsa o da şu: Kalıcı epilasyonun nimetlerinden faydalanmamış ve hala jilet teknolojisine başvuran kadınlar yatağa kaktüs gibi girmemeli. Sevişmeyecek olsanız bile dikenli bacaklar hiç cazip değil.

Bazen gecelik, saten pijamadan iyidir

– Erkek tayfası pijama müessesesinden hazzetmiyor şekerim. İstersen Victoria’s Secret’ten saten pijama al, yine de pazardan aldığın pazen geceliği tercih ediyor. Erişim kolaylığı meselesi.

Yatağa aynı anda gitmeli – Sevişecek olsa da, olmasa da çift yatak odasına aynı anda gitmeli. Biri önceden yatıp diğeri salonda kalıp televizyon seyretmemeli. Biri illa ki maç yorumunu seyredecekse diğeri salonda uyuklamak pahasına onunla fiziksel olarak aynı ortamda olmalı.

Ayaklar her zaman kavuşmalı – Seks olsa da, olmasa da, yatağa mutlu girilse de, küs olunsa da gün sonunda ayaklar birbirine hep kavuşmalı. Ne zaman ki ayaklar dokunmayı bırakır, işte o zaman şapkayı önüne alıp konuşma zamanıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir